|
Bodrumun Tarihcesi
Büyük İskender büyük bir hızla Anadolu'yu talan etmeye
başladı ve bir süre sonra M.Ö. 334'de Halikarnas'a gelerek
Karya Prensliği'nin kralicesi Orontabatis'e ulaştı. Bu şehir,
Persler için, İskender'e Ege'de karşı çıkabilecekleri son
fırsattı. Böylece Orontabatis, Yunanlı paralı askerlerden
büyük bir Pers ordusu kurdu. Tarihçilerden Diodius ve
Aryan'a göre, her iki taraf da olağanüstü gayretlerle
savaştı. Bu arada Halikarnaslılar da, İskender'I oldukça
kızdıran bir direnişi inatla sürdürdüler. İskender de
askerleriyle şehrin surlarından içeri girdi ve kendisine
engel olan direnişçilere ceza olarak, her şeyin yığınlar
halinde yakılmasını emretti (fakat yerli halka dokunmadı).
Bir yandan, kıyıdan uzaktaki bu altı şehre yeni yerleşmekte
olan halk, kendi topraklarına geri gönderilirken, diğer
yandan Orontabatis ve Persli ortağa Memnon, biri ana limanın
doğusunda, diğeri ise batısında bulunan Salmakis ve
Zefsiya'daki şatolarda mahsul tutuldular. Donanmalarının
geri kalanı Kos'u tuttu. Kale düştüğü zaman, İskender, daha
önce yakıp yıktığı bu küçük Adaprensliğinde kuvvet topladı.
İskender'in zaptından sonra Halikarnas bir daha eski gücünü
kazanamadı. Şehrin tarihi bir süre daha hareketsiz geçti,
ancak bilindiğine göre, M.Ö. 3'cü yüzyılda bu şehirde savaş
gemileri inşa ettiren Mısır Kralı II. Pitoleme'nin gücü
altına girdi. Roma, Mısır'I M.Ö. 190 yılında fethettiğinde,
Halikarnas da özgürlüğüne kavuştu. Bu özgürlük, M.Ö. 129
yılında Roma,
.
Karya'yı da Asya'daki yeni yapısına
katıncaya kadar sürdü. M.S. 400 yılında, Roma'nın düşüşü ve
Hıristiyanlığın yükselişiyle Halikarnas, Afrodisyas
Başpiskoposlugu'na bağlı olarak, bir piskoposluk mıntıkasına
dönüştü. Bu sırada, başkenti Konstantinopol (bugünkü
İstanbul) olan Bizans imparatorluğu, en zengin seviyesine
ulaştı. Bu geniş imparatorluk çok geçmeden Kuzey Afrika,
İtalya ve İspanya'yı da topraklarına kattı. Ancak Bodrum ve
havalisinin önemli olduğu dönem sona ermişti. Böylece,
Türklerin 11. Asırda bu bölgeyi almalarına kadar, tarihçiler
için, bu topraklar hakkında yazabildikleri çok az olay
olmuştur. Bizanslılar burayı birinci Haçlı dönemi sırasında
1906'da ele geçirdilerse de, Türkler üç yıl sonra burayı
geri aldılar.
13.y.y. sonlarına doğru, Karya olarak bilinen bölge Menteşe
Beyliği'nin eyaletlerinden biri oldu ve 1392'de Sultan
Bayezit tarafından Osmanlı İmparatorluğu'na katıldı. Bu
sırada Aziz John şövalyelerinin kalesi Simirna'daydı (bugünkü
İzmir). Moğol lideri Timurlenk 1402'de burayı harabetti;
onlar da, Türk Sultanı Mehmet Çelebi'den, yerine yeni toprak
talep ettiler. Şövalyelere Halikarnas verildi. Burada yeni
bir kale inşa ettiler ve bu eyaleti (buraya Mesi derlerdi)
yüzyıldan fazla denetlediler.
1523'de, tüm sultanların en büyüğü Kanuni Sultan Süleyman,
şövalyeleri topraklarından kovdu. Osmanlı İmparatorluğu
Sultan Süleyman'ın 40 yıllık hükümdarlığı boyunca doruğa
yükseldi, fakat bunu uzun süren iç krizler ve düşüş
dönemleri takip etti.
Bodrum 1770'de Rus donanması tarafından top
ateşine tutuldu ve 1824'deki Yunan ayaklanmasında da Türk
Donanma Üssü olarak kullanıldı. Birinci Dünya Savaşı
sırasında "Duplex" adlı Fransız savaş gemisi Bodrum'u ateşe
tutarak, karaya yanaşmak istedi, ancak halk onları engelledi.
Osmanlı İmparatorluğu, Bodrum'u İtalyanlara kaptırdı ve
İtalyanlar 1919'da burayı işgal ettiler. Türk Kurtuluş
Savaşı'nın kaçınılmaz zaferi sırasında, İtalyanlar 1922'de
buradan sürüldü ve Bodrum, olağanüstü güzellikteki doğal
çevresinden dolayı, dinlence yeri ve yaşamın tadı çıkarılan
bir belde oldu.. |